decaying melons

krank art gallery, istanbul September 7 - October 20 2018

harnessing body

caressing body

growing body

Gut

play/wound

Decaying Melons is an ode to personal growth and to being ‘in progress.’  It is about the simultaneous sweet juiciness and putridity of life, the inevitability of time and the dirty work involved in living unselfishly and allowing for constant self-renewal.

The exhibition is anchored by four paintings; each one depicts unfamiliar bodies, alien in form. They are ethereal, placed in a dreamlike world and yet the creature figures that Merve paints are decidedly female. The number four is an earthly number: there are four elements, four phases of the moon, four seasons, four cardinal points. These demarcations of time, orientation and matter are precisely defined by difference; they are reliant on change. Alongside these figures is a fifth painting, a direct representation of the duality of emotions in all life and in being alive: heaviness and darkness / playfulness and lightness.

Merve’s figures represent the inner workings of living in a body privy to these earthly changes, unable to avoid the passing of time and events both tragic and beautiful. They are monsters as symbols of the messiness and the alienation involved in living. Together, the works speak to the essential and unavoidable work of our body’s digesting the world and living within it. The importance of allowing the ebbs and flows; always staying grounded through self care, and environmental and social conscientiousness. We harness what we have in and of ourselves, we caress, we take care, and we love ourselves and others and we must grow. There are no longer forbidden fruits, only changing fruits.

Text by Nicole O’Rourke

~

Çürüyen Kavunlar sergisini büyümeye, bitimsiz biçimde ''süreç içinde'' olmaya adanmış bir methiye olarak değerlendirmek mümkün. Hem yaşamın tatlı tarafına, insanın kendini sürekli olarak yenilemesine izin veren akışına,  hem de zamanın geri döndürülmeyecek biçimde ilerliyor olmasının, çürüyor olmanın kaçınılmazlığına, bencillik dışı bir yaşam sürmenin zorluklarına değiniliyor sergide.

Sergi dört resim üzerinde şekil alıyor: bunların her biri alışılmadık, şekilleri yabancı bedenler resmediyor. Uçuşkan, hayalsi bir dünyada konumlanmış kompozisyonlar bunlar ve Merve'nin resmettiği yaratık figürleri ısrarlı bir biçimde kadın bedenlerine sahip. Dört rakamı dünyevi bir nitelik içeriyor: dört temel madde, ayın dört hali, dört mevsim, dört ana yön bu bağlamda hemen akla gelen unsurlar. Zaman, yön ve maddeye yönelik bu tanımlamalar fark üzerinden şekil kazanıyor ve değişim unsuruna bağlı kalıyor. Bu figürlerin yanı sıra beşinci resimde "play/wound" hayatın ve canlı olmanın beraberinde getirdiği duygu ikilemleri görselleştiriliyor dolayımsızca: ağırlık ile karanlık karşısında oyunsuluk ile hafiflik.

Merve'nin resmettiği figürler bu tür dünyevi değişimlerin sırrını bilen bir bedenin, zamanın akışına ya da trajik ve mutluluk verici olaylara müdahil olamayan iç işleyişini temsil etmekte. Yaşamdaki dağınıklığı, yabancılaşmayı simgeleyen canavarlar olarak önümüzde durmaktalar. Sergideki yapıtlar, dünyayı özümseyen ve onun içinde yaşamaya devam eden bedenlerimizin dışardan müdahale edilemeyecek, temel nitelikteki işlerliğini konu almakta. Geliş ve gidişlere izin vermenin; özbakım aracılığıyla sürekli olarak ayakta durabilmenin; çevresel ve toplumsal vicdana sahip olmanın önemini bize hatırlatmaktalar. Yaşamak için içimizde barındırdığımız şeyleri dışa vururuz; şefkat gösteririz; esirgeriz; kendimizi ve başkalarını severiz; ve büyüme zorunluluğunu aklımızda tutarız. Artık yasak meyveler değil değişen, dönüşen meyveler mevcut hayatlarımızda.

Metin Nicole O’Rourke , çeviri Erden Kosova